İnsan hayatında iki önemli gün vardır. Biri doğduğu gün, diğeri de neden doğduğunu anladığı gün...

Vazgeçebilmek, Fıtrat Üzere

İnsan yapayalnız kalmaktan korkan bir varlıktır. İnsanın bunun gibi bazı temel korkuları vardır.

Psikolojinin sağlıklı ilerleyebilmesi için bunun doğru şekilde anlaşılması ve üzerine sağlam temel atılması gerekir.

Şöyle ki insan akıllı bir varlıktır. Akıl varlığı demek mantığın varlığı demektir. Mantığın varlığı demek insanın belirli bir temele göre doğruyu yanlışı ayırt edebilmesi demektir. Bu noktada diğer insanlarla olan iletişimimizde bazı görüşlere dair aslında diğer insanların o fikre geliş yollarıyla biz gerçeği arar, öğrenir, destekleriz, kendimizi ona ait hissederiz. Bu noktada ne zaman iş mantık çerçevesinden çıkar, fanatikliğe döner o zaman cehalet başlar. İnsan diğer mantıkları da dinlemediği zaman, onları aşağı görmeye başladığı zaman kibir başlar. Onlara gerçeği anlatmak demiyorum, arada fark var. Onların zarar verebileceğine inandığı zaman ve ona göre yaşadığı zaman diğerlerine karşı nefret ve akabinde teslim olmakla beraber o işlere olan sevgi başlar. O insanlara doğruyu anlatmak, doğruyu göstermek inançlı bir insan için sevap niteliğinde olup, zaten aslında kişi de diğer insanların doğruya yönelmesinden sevap kazanacağından yapmak ister fakat anlatmak duruma göre değişir. O insan anlamak istemiyorsa, anlayışlı değilse, yeri, zamanı değilse, anlatmaya gerek olmayabilir. Zaten bize emredilen de cahilden yüz çevirmektir. Burada, cahillerde bozulan şey inançlarımızı, mantıklarımızı kendimizin olduğu için değil, doğru olduğu için destekleme yoluna gitmektir. Bu konular hakkında sohbet ederken de bazı insanlar yoldan çıkmadığından belirli mantık çerçevesinde bazı şeyleri konuşabilirken bazıları işi artık fanatikliğe, başka bir boyuta taşıdığından sizinle doğru düzgün konuşmazlar, kendi mantıklarını sorgulamazlar. Burada cehalet durumu söz konusu olduğundan o insanlardan yüz çevirmek en doğrusudur. Çünkü aslında bu insanlar nefislerine uyup dünyaya aldanmışlardır. Bir şeye sığınma isteği insanın temel içgüdülerinden biridir. Bu insanlar nefislerine uyup bu bir şeye sığınma isteklerini bununla tatmin etme çabasına girip aslında yoldan sapmaları ve ayrıca insanın sadece dünyaya ait bir varlık olmamasından ve bütün isteklerin dünyaya sığdırılması durumundan kaynaklanarak dünyaya aşırı anlam yükleme ve kendilerini beğenme yoluna giderler. İnsanın nefsini dünyaya göre yaşatması demek dünyaya ait olan şeyleri biriktirme, onları geliştirme, onları kaybetme korkusuyla karşılaşması, kendisini övmesi, malına ve evlatlarına güvenmesi gibi şeylerle sonuçlanır.

Temeldeki yapayalnız kalma korkusunu insanın kökten aşabilmesinin birkaç yolu vardır. Bunlardan ikisi aslında hiçbir zaman yalnız olmadığına inanmak ve gelecekte yeniden başkalarıyla bir arada olabileceğine dair güven, inançtır. Burada kişi yalnızlık hissini kökten Allah inancı ile aşar. Diğeri ise insanın buna rağmen ölüm korkusunu yaşamaya devam etmesi gibi bir eksiklikle insanın önüne zaman zaman gelir ve aslında bu da psikolojik sorunların başlangıçlarından biridir. Evreni okurken Allah’ın yaptıkları, Allah’ın alaktan yarattığı insanın yaptıkları, Allah’ın yarattığı diğer varlıkların yaptığı diye ayırarak bakmak gerekir. Bunun dışındaki yollardan biri de sağdaki ve soldaki meleklerin varlığını kalbe nakşetmektir ki diğer yöntemlerin üzerine eklenti olarak yapılan bu yöntem sorunu büyük ihtimalle kökten çözecektir. Kişi günah işleyeceği zaman soldaki meleğin yazdığını düşünecek hale kadar gelmeli!!!

İşte insanın Allah’a kavuşma isteği veya inancı ne kadar artarsa dünyadaki olaylardan zarar görme inancı ve çoğu zaman buna bağlı olarak yalnızlaşma korkusu azaldığından depresyondan, psikolojik sorunlardan kurtulur ve hayata bakışı bambaşka olur. En akıllı insan ölümü en fazla hatırlayandır lafzı da tahminimce bununla ilişkili.

Bu bir süreçtir, kalbin temizlenmesi nefsin tercih edilmesi yerine Allah rızasının, ahiretin seçilmesi ile olur ve bu da insanın gerçek anlamda faydasına olandır.

İnsanın temel ihtiyaçlarını merak eden Fatiha Suresi’ni açıp bakabilir.

Bir yorum bırak

Mail adresin kimseyle paylaşılmayacak, geri dönüş yapabilmem için gerekli. *lı alanlar doldurulmalıdır.

×